Makaleler

4 + 4 + 4 EĞİTİM SİSTEMİ İLE GELEN

VERGİSEL DEĞİŞİKLİKLER

 

 

            Toplumların olumlu bir hayat sürebilmesi ve yaşantılarını devam ettirebilmesi, içinde bulundukları devletin idari yapısıyla yakından ilgilidir.

 

            Devleti yöneten siyasi gücün ise birçok alanda olduğu gibi eğitim alanında da yaptığı ya da yapmasını düşündüğü yeniliklerin de ülkenin geleceğine yön verecek gençliğin yetişmesinde büyük etkisinin olduğu tartışmasızdır.

 

            Asıl konumuz bu olmamakla birlikte, toplumumuzda uzun süredir konuşulan ve kamuoyunda (4 + 4 + 4 Eğitim Sistemi) olarak bilinen 6287 sayılı kanun, 30.03.2012 tarihinde kabul edilerek 11.04.2012 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanmış ve yürürlüğe girmiştir.  Umarım uygulamaları ile ülkemiz ve halkımız için iyi sonuçlar getirir.

                       

             Kanunlar; Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilen ve bizlerin de uyması zorunlu olan yazılı kurallardır şeklinde kısaca ifade edersek yanlış söylememiş oluruz.

 

            Türkiye Büyük Millet Meclisi anayasanın 87. Maddesindeki “kanun koyma veya değiştirme” yetkisini kullanarak 30.3.2012 tarihinde kabul edilen ve 6287 numaralı “İlköğretim ve Eğitim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” u kabul etmiştir.  Söz konusu yasa da yukarıda belirttiğimiz gibi, 11.04.2012 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak aynı kanunun 26.maddesi gereği yürürlüğe girmiştir.

 

            Adı geçen kanunun 15.maddesini aşağıdaki gibidir.

 

MADDE 15 – 2547 sayılı Kanunun 56 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin ikinci paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Gelir veya kurumlar vergisi mükellefleri tarafından üniversitelere, yüksek teknoloji enstitüleri ile gelirlerinin en az dörtte üçünü münhasıran devlet üniversitelerinin faaliyetlerinin devam ettirilmesi ve desteklenmesini amaç edinmek üzere kurulan ve fiilen bu çerçevede faaliyette bulunan vakıflardan Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınanlara makbuz karşılığında yapılan bağışlar, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunları hükümlerine göre yıllık beyanname ile bildirilecek gelirden ve kurum kazancından indirilebilir. Bu hükmün uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.”       

 

Bu maddeyle getirilen yenilikleri üç başlıkta toplamak mümkün,

 

1.      Gelirlerinin en az dörtte üçünü münhasıran devlet üniversitelerinin faaliyetlerinin devam ettirilmesi ve desteklenmesini amaç edinmek üzere kurulacak,

2.      Fiilen bu çerçevede faaliyette bulunacak,

3.      Bu Vakıflara Bakanlar Kurulunca Vergi Muafiyeti tanınmış olacak.

 

Ancak bu durumlarda vakıflara yapılan bağışların tamamı gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri tarafından vergi matrahından indirilebilecektir.  Bu uygulamaya ilişkin usul ve esasların Maliye Bakanlığı tarafından yetkili olduğu da maddede ayrıca belirtilmiştir.

 

          İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası’nın yayın organı olan Mali Çözüm Dergisinin 2009/93 sayısında yayınlanan Vakıflar ve İktisadi İşletmeleri ile Bunların Vergisel Boyutu başlıklı makalemizde Vakıf Üniversiteleri ve bunların işletmelerinin vergisel boyutları çok yönlü olarak incelenmiştir.  Burada da bahsedildiği üzere, 4.11.1981 tarih ve 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanunun Ek 7. Maddesinde Vakıflarca Kurulacak Üniversitelerin de Kanunun 56.maddesinde belirtilen mali kolaylıklardan aynen faydalanacağı belirtilmiştir. 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanununa istinaden yayınlanan 1 No.lu Genel Tebliğde Vakıf Üniversiteleri bünyesinde faaliyet gösteren sağlık kurumları ile ilgili olarak muafiyetten bahsedilmiştir.  Burada ise, vakıflara belli şartlarla yapılacak yardımların gelir ve kurumlar vergisi kanunları hükümlerine göre yıllık beyanname ile bildirilecek gelirden ve kurum kazancından indirilebileceği hüküm altına alınmış bulunmaktadır.

 

          Maddenin incelenmesinde, bağış yapanlarca dikkate alınması gereken hususların gözden kaçırılmaması gerekmektedir şöyle ki;

 

-     Yukarıda belirtilen üç şartın mevcudiyetinin bağış yapılacak vakıfta var olup olmadığı,

-     Şartların mevcut bulunması halinde, ancak makbuz karşılığı yapılan bağışların vergi matrahından indirilebileceği mümkün olabileceğinden, yapılan bağış karşılığı makbuz alınması,

-      Madde hükmüne göre yapılan bağışın ayni ya da nakdi ayırımı yapılmadığından yapılan bağışın ayni olması halinde de bir belgeye bağlanması,

-     Yapılan bağışların gelir ya da kurumlar vergisi mükelleflerince vergi matrahından indirilecek azami tutarının vergi matrahı kadar olabileceği (yani devredilemeyeceği) bilinmelidir.   

 

S O N U Ç      :

 

          30.03.2012 tarihinde kabul edilerek 11.04.2012 tarih ve 28261 sayı Resmi Gazetede yayınlanan 6287 no.lu “İlköğretim ve Eğitim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 15.nci maddesinde yapılan düzenlemenin yerinde bir düzenleme olduğu ancak, Maliye Bakanlığı’na bırakılan uygulamanın getireceği sonuçları da beklemek gerekmektedir..

          Bu noktada, kamuya yararlı vakıf olmayan vakıf üniversitelerinin durumu da ayrıca ele alınmalıdır.  Sanırım bu konuda bakanlık bir görüş sergileyecektir.

          Ne diyelim uygulama, bağış yapacaklara ve şartları taşıyan vakıf üniversitelerine hayırlı olsun. 20.04.2012 Bakırköy

 

Necati AKIN